KPSS Çıkmış Sorular Pro

✏️ Türkçe — Anlatım Bozuklukları ve Yazım Kuralları

Anlatım Bozuklukları ve Yazım Kuralları

Anlatım bozuklukları temel olarak iki gruba ayrılır: anlama dayalı (anlamsal) ve yapıya dayalı (yapısal/dil bilgisel) bozukluklar. Anlamsal bozukluklarda cümlenin iletisi zedelenir; yapısal bozukluklarda ise dil bilgisi kuralları çiğnenir. KPSS'de bu iki kategoriyi tanımak, bozukluğun kaynağını hızlı belirlemenin anahtarıdır.

Anlamsal bozukluklar: Gereksiz sözcük kullanımı (eş/yakın anlamlıların birlikte kullanımı) anlamı bozar: 'yaklaşık 10 kadar', 'ancak … sadece', 'geriye kalan'. Çelişen ifadeler ve mantık hatası da bozukluktur; birbiriyle çelişen 'kesinlikle' ile 'belki/sanırım' aynı cümlede kullanılamaz. Deyim ve atasözlerinin yanlış anlamda veya yanlış biçimde kullanılması, deyimin cümleye uymaması da anlamsal bozukluk sayılır.

Yapısal bozukluklar: Özne-yüklem uyumsuzluğu (tekil özne tekil yüklem; kişi bakımından uyumda farklı kişili öznelerin ortak yükleminde çokluk 1. veya 2. kişinin gözetilmesi) sık çıkan bir hatadır. Ayrıca:

Yazım ve noktalama: Cümle, özel adlar, unvan ve kurum adları büyük harfle başlar; özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle (Ankara'ya, Ahmet'in) ayrılır. Ancak kurum adlarına gelen ekler, yapım ekleri ve sonrasındaki çekim ekleri ayrılmaz (Türkçeyi, Türk Dil Kurumundan). Bağlaç olan de/da ve ki ayrı yazılır (istisnalar: oysaki, mademki, halbuki, sanki, meğerki, belki, çünkü); bulunma eki '-de/-da' ile ilgi/sıfat '-ki' bitişiktir. Soru eki mı/mi/mu/mü her zaman ayrı yazılır (Geliyor musunuz?). Düzeltme işareti (^) ünlünün uzun ya da g, k, l'nin ince okunduğunu gösterir: kâr / kar. Noktalı virgül (;) virgülle ayrılmış grupları ve anlamca bağlı bağımsız cümleleri ayırır. Sayılar sözcükle yazıldığında her sözcük ayrıdır: üç yüz altmış beş.

Tüm deneme sınavını ücretsiz çöz

Örnek sorular (35)

1. Bağlaç olan 'de/da'nın yazımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır ve ünsüz benzeşmesine uyar.
  2. Her zaman ayrı yazılır ve asla 'te/ta' biçiminde yazılmaz.
  3. Yalnızca cümle başında ayrı, diğer yerlerde bitişik yazılır.
  4. Ünlüyle biten kelimelerden sonra 'te/ta' biçiminde yazılır.

Bağlaç olan 'de/da' her zaman ayrı yazılır ve hiçbir zaman 'te/ta' biçimini almaz; bulunma durumu eki '-de/-da' ise bitişik yazılır. (TDK Yazım Kılavuzu — 'de/da'nın yazımı)

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da'nın yazımı doğrudur?

  1. Sen de mi bu filmi izledin?
  2. Sende mi bu filmi izledin?
  3. Sen'de mi bu filmi izledin?
  4. Sen te mi bu filmi izledin?

Buradaki 'de' bağlaçtır ('sen dahi' anlamı taşır), bu yüzden ayrı yazılır; 'sende' biçimi ise bulunma durumu eki olurdu. (TDK Yazım Kılavuzu — 'de/da'nın yazımı)

3. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi 'ki'nin bitişik yazıldığı kalıplaşmış istisnalardan biri değildir?

  1. Halbuki
  2. Mademki
  3. Demek ki
  4. Oysaki

'Halbuki, mademki, oysaki' gibi kalıplaşmış sözler bitişik yazılır; ancak 'demek ki' istisna değildir ve ayrı yazılır. (TDK Yazım Kılavuzu — 'ki'nin yazımı)

4. Bağlaç olan 'ki'nin ayrı yazıldığı cümle aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Seninki masanın üzerinde duruyor.
  2. Duydum ki memlekete dönmüşsün.
  3. Akşamki toplantıya katılamadım.
  4. Yarınki sınav ertelenmiş.

'Duydum ki' örneğindeki 'ki' bağlaçtır ve ayrı yazılır; diğerlerinde '-ki' ilgi zamiri ya da sıfat eki olarak bitişik yazılmıştır. (TDK Yazım Kılavuzu — 'ki'nin yazımı)

5. Soru eki 'mı/mi/mu/mü' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Her zaman kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır.
  2. Her zaman ayrı yazılır; kendinden sonra gelen ekler ona bitişik yazılır.
  3. Yalnızca fiillerden sonra ayrı, isimlerden sonra bitişik yazılır.
  4. Ünlü uyumuna girmez, tek biçimde yazılır.

Soru eki her zaman ayrı yazılır ve kendinden sonra gelen ekler soru ekine bitişik yazılır (örnek: 'Geliyor musunuz?'). (TDK Yazım Kılavuzu — Soru ekinin yazımı)

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru ekinin yazımı doğrudur?

  1. Bu akşam bize gelecekmisiniz?
  2. Bu akşam bize gelecek misiniz?
  3. Bu akşam bize gelecek mi siniz?
  4. Bu akşam bize gelecekmi siniz?

Soru eki 'mi' ayrı yazılır, kendinden sonra gelen '-siniz' kişi eki ise soru ekine bitişik yazılır: 'gelecek misiniz'. (TDK Yazım Kılavuzu — Soru ekinin yazımı)

7. Büyük harf kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. Cümleler büyük harfle başlar.
  2. Kişi ad ve soyadları büyük harfle başlar.
  3. Cümle içindeki her isim (yer, kurum vb. olmasa da) büyük harfle başlar.
  4. Kurum ve kuruluş adları büyük harfle başlar.

Cümle başı, özel adlar, kişi adları, unvanlar ve kurum adları büyük harfle başlar; ancak cins isimler (özel ad olmayan sıradan isimler) büyük harfle başlamaz. (TDK Yazım Kılavuzu — Büyük harflerin kullanıldığı yerler)

8. Kesme işaretinin kullanımı aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğrudur?

  1. Ankara'ya yarın gideceğiz.
  2. Türkçe'yi çok iyi konuşuyor.
  3. Türk Dil Kurumu'ndan yanıt geldi.
  4. Ahmet'lerin bahçesi geniştir.

Özel ada gelen çekim eki kesmeyle ayrılır ('Ankara'ya'); ancak 'Türkçeyi' gibi yapım ekiyle türemiş sözlerde ve kurum adlarına ('Türk Dil Kurumundan') gelen eklerde kesme kullanılmaz. (TDK Yazım Kılavuzu — Kesme işaretinin kullanımı)

9. Aşağıdaki durumların hangisinde kesme işareti KULLANILMAZ?

  1. Özel adlara getirilen çekim eklerini ayırmada
  2. Kurum ve kuruluş adlarına getirilen çekim eklerinde
  3. Kişi adlarına getirilen hâl eklerini ayırmada
  4. Şehir adlarına getirilen yönelme ekini ayırmada

Kurum ve kuruluş adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz (örnek: 'Türk Dil Kurumundan'); özel ad ve kişi adlarındaki çekim ekleri ise kesmeyle ayrılır. (TDK Yazım Kılavuzu — Kesme işaretinin kullanımı)

10. Düzeltme (inceltme) işaretinin (^) anlam ayırt edici işlevine örnek olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. 'kâr' (kazanç) ile 'kar' (yağış) sözcükleri bu işaretle ayrılır.
  2. 'kâr' sözcüğü daima 'kar' ile aynı anlama gelir, işaret yalnızca süstür.
  3. Düzeltme işareti yalnızca yabancı özel adlarda kullanılır.
  4. Düzeltme işareti ünlüleri kısa okutmak için kullanılır.

Düzeltme işareti ünlünün uzun okunduğunu veya önceki g, k, l ünsüzünün ince okunduğunu gösterir; 'kâr' (kazanç) ile 'kar' (yağış) ayrımı bu işaretle yapılır. (TDK Yazım Kılavuzu — Düzeltme İşareti (^) kuralı)

11. Büyük sayılar yazıyla yazıldığında hangisi doğrudur?

  1. Üçyüzaltmışbeş
  2. Üç yüz altmış beş
  3. Üçyüz altmışbeş
  4. Üç-yüz-altmış-beş

Sayılar yazıyla yazıldığında her sözcük ayrı yazılır: 'üç yüz altmış beş'. (TDK Yazım Kılavuzu — Sayıların yazılışı)

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Toplantıya katılan herkes görüşünü açıkladı.
  2. Yaklaşık on kadar öğrenci sınıfta kaldı.
  3. Yarınki sınava iyi hazırlanmalısın.
  4. Bu konuyu ayrıntılı biçimde anlattı.

'Yaklaşık' ile 'kadar' aynı anlamı (tahmin/yaklaşıklık) verdiğinden birlikte kullanımı gereksiz sözcük bozukluğuna yol açar. (TDK dil bilgisi ilkeleri; MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — gereksiz sözcük)

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasından doğan gereksiz sözcük bozukluğu vardır?

  1. Sınavda yalnızca sadece iki soru çözebildi.
  2. Bahçedeki çiçekleri özenle suladı.
  3. Öğretmen konuyu tahtada gösterdi.
  4. Arkadaşları onu istasyonda karşıladı.

'Yalnızca' ve 'sadece' aynı anlama gelen sözcüklerdir; ikisinin birlikte kullanılması gereksiz sözcük bozukluğudur. (TDK dil bilgisi ilkeleri; MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — gereksiz sözcük)

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcüğün anlamı başka bir sözcük içinde zaten bulunduğu için gereksiz kullanım vardır?

  1. Karşılıklı diyalog kurarak sorunu çözdüler.
  2. Uzun bir yürüyüşün ardından eve döndüler.
  3. Kitabı dikkatle okuyup notlar aldı.
  4. Sabah erkenden yola çıkmayı planladılar.

'Diyalog' zaten 'karşılıklı konuşma' demektir; başına 'karşılıklı' getirilmesi gereksiz sözcük bozukluğu oluşturur. (TDK dil bilgisi ilkeleri; MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — gereksiz sözcük)

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birbiriyle çelişen ifadelerin kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Kesinlikle geleceğim, sanırım işim de erken biter.
  2. Yarın sabah mutlaka aramanı bekliyorum.
  3. Toplantı büyük olasılıkla ertelenecek.
  4. Bu kararı kesin bir dille açıkladı.

'Kesinlikle' kesinlik, 'sanırım' ise olasılık bildirir; aynı yargıda birlikte kullanılmaları anlamca çelişki oluşturur. (MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — anlam bakımından anlatım bozuklukları)

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çelişen ifadeden doğan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Belki de eminim ki sınavı geçmiştir.
  2. Bu yıl kesinlikle daha çok çalışacağım.
  3. Herhalde yarın hava güzel olur.
  4. Söylediklerine büyük olasılıkla inanıyorum.

'Belki de' olasılık, 'eminim ki' ise kesinlik bildirdiğinden aynı cümlede kullanılmaları mantıksal çelişki doğurur. (MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — anlam bakımından anlatım bozuklukları)

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık (anlam) hatasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  1. Bu ilaç, hastalığı hem önlüyor hem de daha ortaya çıkmadan tedavi ediyor.
  2. Doktor, hastaya bol sıvı tüketmesini önerdi.
  3. Yeni ilaç, birçok hastada olumlu sonuç verdi.
  4. Hastalar tedaviye zamanında başlamalıdır.

Bir hastalığın 'ortaya çıkmadan tedavi edilmesi' mantıken olanaksızdır; tedavi ancak var olan bir hastalık için söz konusudur, bu da mantık hatasıdır. (MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — mantık hataları)

18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıralama/mantık hatasından doğan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Bu davranışıyla hem çevresini hem de tüm insanlığı memnun etti.
  2. Öğrenci hem dersini çalıştı hem de dinlendi.
  3. Sanatçı, sergisiyle ilgi topladı.
  4. Yazar, romanında köy yaşamını anlattı.

'Çevresi' zaten 'tüm insanlığın' bir parçasıdır; genelden özele/özelden genele doğru sıralamada mantık dışı bir kapsama ilişkisi kurulduğu için bozukluk oluşur. (MEB Türk Dili ve Edebiyatı programı — mantık hataları)

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyimin yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Sınavı kazanınca sevincinden etekleri zil çaldı.
  2. Kötü haberi alınca göz açıp kapayıncaya kadar çok mutlu oldu.
  3. İşleri yoluna girince rahat bir nefes aldı.
  4. Uzun tartışmadan sonra orta yolu buldular.

'Göz açıp kapayıncaya kadar' deyimi 'çok kısa sürede' anlamına gelir; 'çok mutlu oldu' yargısıyla anlamca uyuşmadığı için deyim yanlış kullanılmıştır. (TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü; MEB Türkçe müfredatı — deyim kullanımı)

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan yapısal anlatım bozukluğu vardır?

  1. Sen ve ben bu işi birlikte bitireceğiz.
  2. Ben ve arkadaşım bu projeyi tamamlayacak.
  3. Öğrenciler sınıfa girdiler.
  4. Ağaçlar rüzgârda sallandı.

Farklı kişilerden oluşan özneler ortak yüklemde birleşince yüklem 1. çoğul kişiyle çekimlenmelidir: 'tamamlayacağız'; 'tamamlayacak' biçimi kişi uyumunu bozar. (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir ögenin (nesne) eksikliğinden kaynaklanan yapısal anlatım bozukluğu vardır?

  1. Kitabı çok sevdi ve herkese önerdi.
  2. Bu şarkıyı çok sever, sık sık dinlerim.
  3. Onu gördü ama selam vermedi.
  4. Ödevini bitirdi ve dışarı çıktı.

'Herkese önerdi' yüklemi 'neyi?' sorusuna yanıt verecek bir nesne ister; ortak nesne 'kitabı' ilk yükleme belirtili nesne olduğundan ikinci yüklemin nesnesi eksik kalmıştır. (TDK dil bilgisi (cümlenin ögeleri); MEB Türkçe müfredatı — yapı bakımından bozukluklar)

22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı (etken-edilgen) uyuşmazlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Toplantı, yönetim kurulu tarafından iptal edildi.
  2. Bu sorun, ilgili birim tarafından çözüldü.
  3. Kâğıtlar rüzgârda savruldu.
  4. Bu konu, komisyon tarafından uzun uzun tartışıldı ve karara bağladı.

Cümlede 'tartışıldı' edilgen, 'karara bağladı' ise etken çatılıdır; aynı özneye bağlı yüklemlerde çatı uyumu bozulduğundan doğrusu 'karara bağlandı' olmalıdır. (TDK dil bilgisi (fiilde çatı); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Askeri ve sivil okullar aynı programı uyguluyor.
  2. Ekonomik ve sosyal politikalar yeniden düzenlendi.
  3. Türk ve dünya edebiyatı derslerinde farklı yazarlar okutuluyor.
  4. Tarih ve coğrafya öğretmenleri toplantıya katıldı.

'Türk edebiyatı' isim tamlaması, 'dünya edebiyatı' da isim tamlamasıdır; 'Türk ve dünya edebiyatı' denince 'Türk' sıfat gibi bağlanarak tamlama uyumsuzluğu doğar, doğrusu 'Türk edebiyatı ve dünya edebiyatı' olmalıdır. (TDK dil bilgisi (ad ve sıfat tamlaması); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

24. Anlatım bozuklukları temel olarak kaç ana gruba ayrılır ve bunlar hangileridir?

  1. Üç gruba: sessel, anlamsal ve görsel bozukluklar
  2. İki gruba: anlama dayalı (anlamsal) ve yapıya dayalı (yapısal) bozukluklar
  3. İki gruba: yazım ve noktalama bozuklukları
  4. Dört gruba: ses, biçim, anlam ve söz dizimi bozuklukları

Anlatım bozuklukları temelde anlama dayalı (anlamsal) ve yapıya dayalı (yapısal/dil bilgisel) olmak üzere iki gruba ayrılır. (TDK Türkçe Sözlük ve dil bilgisi kaynakları; KPSS Türkçe müfredatı)

25. Noktalı virgülün (;) kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Yalnızca cümle sonlarında, nokta yerine kullanılır.
  2. Öğeleri virgülle ayrılmış birden çok grubu birbirinden ayırmak için kullanılır.
  3. Sıralı sözcükler arasında her zaman virgül yerine kullanılır.
  4. Sadece soru cümlelerinin sonunda kullanılır.

Noktalı virgül, öğeleri virgülle ayrılmış birden çok grubu ve anlamca bağlı bağımsız cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır; virgülle karıştırılması noktalama hatasıdır. (TDK Yazım Kılavuzu — Noktalı virgülün (;) kullanımı)

26. Anlatım bozuklukları temel olarak kaç ana gruba ayrılır?

  1. Yalnızca bir grup: yazım hataları
  2. İki grup: anlamsal (anlama dayalı) ve yapısal (yapıya dayalı)
  3. Üç grup: sesbilgisel, biçimbilgisel ve söz dizimsel
  4. Dört grup: özne, yüklem, tümleç ve zarf hataları

Anlatım bozuklukları temel olarak anlama dayalı (anlamsal) ve yapıya dayalı (yapısal/dil bilgisel) olmak üzere iki gruba ayrılır. (TDK Türkçe Sözlük ve dil bilgisi kaynakları; KPSS Türkçe müfredatı)

27. Özne-yüklem uyumsuzluğu aşağıdaki bozukluk türlerinden hangisine girer?

  1. Anlamsal (anlama dayalı) bozukluk
  2. Yapısal (yapıya dayalı) bozukluk
  3. Yazım kuralı hatası
  4. Noktalama işareti hatası

Özne-yüklem uyumsuzluğu, cümlenin dil bilgisel yapısıyla ilgili olduğundan yapısal (yapıya dayalı) bir anlatım bozukluğudur. (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  1. Öğrenciler sınav sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyordu.
  2. Ben ve sen bu işi birlikte bitireceğiz.
  3. Çocuklar bahçede top oynuyorlar.
  4. Bütün konuklar salona girdi ve yerlerine oturdular.

Son cümlede tek yüklem 'girdi' tekil, öbür yüklem 'oturdular' çoğuldur; ortak özneyle yüklem kişi/sayı bakımından uyumsuz kaldığından anlatım bozukluğu oluşur. (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu); MEB Türkçe müfredatı)

29. Farklı kişilerden oluşan özneler ortak bir yüklem aldığında yüklem kişi bakımından nasıl uyum sağlar?

  1. Her zaman üçüncü tekil kişiye göre çekimlenir
  2. Birinci kişi varsa çokluk birinci, yoksa ikinci kişi zamiri gözetilerek çekimlenir
  3. Her zaman ilk öznenin kişisine göre çekimlenir
  4. Yüklem kişi eki almadan kullanılır

Farklı kişi özneler ortak yüklem aldığında birinci kişi varsa çokluk 1. kişi, yoksa 2. kişi zamiri gözetilerek uyum sağlanır (Sen ve ben gideceğiz gibi). (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

30. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumu kurala uygundur?

  1. Sen ve ben bu konuyu daha sonra konuşacak.
  2. Ağaçlar rüzgârda sallanıyordu.
  3. Herkes ödevlerini yaptılar.
  4. Kuşlar gökyüzünde uçtu ve cıvıldadılar.

'Ağaçlar sallanıyordu' cümlesinde cansız/insan dışı çoğul özne tekil yüklem alabildiğinden uyum doğrudur; diğer seçeneklerde kişi ya da sayı uyumsuzluğu vardır. (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu))

31. İnsan dışı (cansız veya hayvan) çoğul özneler için yüklem genellikle nasıl kullanılır?

  1. Zorunlu olarak çoğul kullanılır
  2. Tekil kullanılır
  3. Hiçbir zaman kullanılamaz
  4. Yalnızca birinci kişi ekiyle kullanılır

İnsan dışı çoğul öznelerde (Kuşlar uçtu, Yapraklar döküldü) yüklem genellikle tekil kalır; çoğul kullanım zorunlu değildir. (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu))

32. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir ögenin (tümleç/nesne) eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Kardeşini çok sever, her fırsatta arardı.
  2. Onu gördü ve selam verdi.
  3. Kitabı okudu ve arkadaşına anlattı.
  4. Bu haberi duydu ve çok sevindi.

Birinci cümlede 'arardı' yüklemi belirtili nesne (onu) ister; 'sever' ise 'kardeşini' nesnesini alır, ortak nesne uymadığından bir öge eksik kalır. (TDK dil bilgisi (cümlenin ögeleri); MEB Türkçe müfredatı)

33. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek yanlışlığından (yanlış çekim eki) kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  1. Bu soruna kimse çözüm bulamadı.
  2. Öğretmen, öğrencilere ödevi açıkladı.
  3. Sınıftaki herkes bu duruma üzüldüler.
  4. Yağmur yağınca maç ertelendi.

'Herkes' sözcüğü anlamca çoğul olsa da tekil özne olduğundan yüklem 'üzüldü' biçiminde tekil olmalıdır; 'üzüldüler' ek yanlışlığıdır. (TDK dil bilgisi (özne-yüklem uyumu, çekim ekleri))

34. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir yapısal anlatım bozukluğu vardır?

  1. Ekonomik ve siyasi krizler ülkeyi zorladı.
  2. Sosyal ve toplumun sorunları tartışıldı.
  3. Yeni ve kapsamlı bir yasa çıkarıldı.
  4. Uzun ve yorucu bir yolculuk yaptık.

'Sosyal' sözcüğü sıfat tamlaması, 'toplumun sorunları' isim tamlaması gerektirir; bu iki farklı yapı tek tamlanana ortak bağlandığından tamlama yanlışlığı oluşur. (TDK dil bilgisi (ad ve sıfat tamlaması kuralları); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

35. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil çatısı uyuşmazlığından (etken-edilgen) kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

  1. Bahçe, işçiler tarafından temizlendi.
  2. Bu konu, toplantıda uzun uzun tartışıldı.
  3. Öğrenciler tarafından bu sorun çözüldü ve herkes memnun oldu.
  4. Toplantıda önemli kararlar alındı ve bunlar herkese duyuruldu.

'Öğrenciler tarafından ... çözüldü' edilgen yapı, 'herkes memnun oldu' etken yapıdır; ancak edilgen yükleme gerçek özne (tarafından) getirildiğinden çatı uyuşmazlığı doğar. (TDK dil bilgisi (fiilde çatı); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi)

Ücretsiz başla